Besin Alerjileri ve Solunum Sistemi Semptomları

Solunum sistemine ait bulgular ile besin alerjisi arasında ilişki belirgin değildir. Ancak erken yaşlarda süt ve yumurta alerjisi olan çocuklarda astım gelişme olasılığının arttığını biliyoruz. Besin alerjilerinin yaş ile düzelmesinden sonra polen ya da diğer alerjenlere karşı duyarlılık gelişebilmektedir. Besin alerjisine bağlı gelişebilen akut solunum yolu belirtileri çoğu zaman IgE aracılı bir mekanizmayla ortaya çıkarken kronik solunum yolu semptomları ise daha çok karma reaksiyonlar ile meydana gelirler.

Besin alerjilerinin astım ve alerjik rinitli hastaların yakınmalarından bir oranda sorumlu olabileceği unutulmamalıdır.

Yumurta ve süt alerjisine toplumumuzda sık rastlanmaktadır.

Yumurta ya da sütlü besinler yendikten sonra genellikle deri ve gastrointestinal sistem belirtileri ortaya çıkar tek başına burun akıntısı ya da tıkanıklığı veya astım belirtilerinin ortaya çıkması ise daha nadirdir.

Besin alerjisine bağlı olarak tek başına gelişen rinokonjunktivit oldukça nadir görülen bir durumdur.

Tek başına astım ya da hışıltı da besin alerjisinin sık rastlanmayan bulgularındandır. Bununla birlikte, besinsel alerjenler bronşiyal hiperreaktiviteyi tetikleyebilirse de, besin alerjenleri kronik astımda nadiren hastalığı aktive ederler. Astımlı çocuklarda yapılan çalışmalarda besin alerjisine bağlı solunumsal semptomların oluşması olguların %6.5-8’inde gösterilebilmiştir.

Besin alerjileri ve solunum yolu hastalıkları

Astım ve alerjik nezle gibi toplum içerisinde her yaşta sık görülen ve farklı fenotipik özellikler gösteren hastalıkların semptomlarının çok sayıda farklı tetikleyiciler tarafından ortaya çıkartılabildiği bilinmektedir. Besin alerjilerinin de değişik mekanizmalarla, çok farklı klinik tablolara yol açtığı gösterilmiş olmasına karşın; besinsel alerjenlerin solunum sistemi belirtilerine neden olması sık görülmeyen durumlardır. Besin alerjileri daha çok deri ve gastrointestinal sistemde belirtilerini göstermekte ya da anafilaksiye yol açmaktadır. Bununla birlikte besin alerjileri ve solunum sistemi alerjileri alerjik yürüyüşte, kronolojik olarak birbirini izleyen süreçler olarak karşımıza çıkmaktadırlar.

Alerjik rinokonjunktivit

Bir besine yenilmesi ya da solunum yolu ile maruz kalındıktan sonraki 2 saatte göz kaşınması, konjunktival kızarıklık ve sulanma, burun kaşınması, tıkanması, ya da hapşırma; sıklıkla deri ve GIS (gastrointestinal sistem) belirtileriyle birlikte ortaya çıkmaktadır.

Tanıda öykü çok önemlidir. Sorumlu besinlerle deri testi ve/veya besine özgü IgE bakılabilir. Kesin tanı besin yükleme testleri ile konabilir.

Akut bronkospazm

Bir besini yedikten ya da solunum yolu ile maruz kalındıktan hemen sonra gelişen öksürük, hışıltı, nefes darlığı görülür. Genellikle deri ve sindirim sistemi belirtileriyle birlikte seyreder ve ağır anafilaksi için risk faktörü olabilir;

Tanıda öykü çok önemlidir. Sorumlu besinlerle deri testi ve/veya besine özgü IgE bakılabilir. Kesin tanı besin yükleme testleri ile konabilir.

Pulmoner hemosiderozis (Heiner sendromu)

Daha çok süt çocuklarında görülür. Öksürük, kanlı balgam, hırıltı ve kansızlık bulguları ile ortaya çıkar. İnek sütü alerjisi en sıklıkla bu hastalığa neden olabilir.

Tanıda hastalığın öyküsü çok önemlidir. Deri testi ve/veya besine özgü IgE negatiftir. Ama süte özgü IgG presipitan antikorları pozitiftir.