Eozinofilik Gastroenterit

Mide ve ince bağırsaklarda eozinofillerin birikimi ile seyreden nedeni bilinmeyen nadir görülen kronik bir hastalıktır. Erkeklerde ve çocuklarda daha fazla görülmekle beraber her yaşta olabilir.Hem IgE aracılı hem de IgE aracılı olmayan bağışıklık sistemi mekanizmalarının sorumlu olduğu düşünülmektedir.

Mide ve ince bağırsaklarda eozinofil isimli hücrenin aşırı birikimi ile seyreden kronik bir hastalıktır.

Klinik Bulgular:

Klinik belirtiler tutulan bölgeye ve tutulumun derecesine göre değişir. Yemek borusundan kalın bağırsaklara kadar tüm sindirim sistemi etkilenebilir. En sık tutulan yer ise mide ve ince bağırsaklardır.

Karın ağrısı, bulantı, kusma, erken doyma, ishal, kanama ve anemi, protein kaybettiren enteropati, büyümede duraklama, malabsorpsiyon (bebeklerde), yemeyi reddetme, karın şişkinliği, gaz, gecikmiş puberte, amenore gibi semptomlar görülür. Çocuklarda en sık kilo kaybı ve protein kaybettiren bağırsak bulguları ile kendini belli eder.

Bağırsak duvarının kalınlaşmasına bağlı olarak mide çıkışında ve ince bağırsaklarda tıkanıklıklar, karın ağrısı, delinmeler ve hareket bozuklukları ortaya çıkabilir. Karı zarı ve akciğer zarlarında sıvı birikmesi görülebilir.

Tanı:

Besin alerjisi olan hastalarda karın ağrısı, bulantı, kusma, erken doygunluk, ishal, kilo kaybı, kanda eozinofili ile beraber asit geliştiğinde şüphelenilmelidir. Endoskopik değerlendirme yapılarak sindirim sistemi incelenmeli hem patolojik hem de normal görülen alanlardan biyopsi alınmalıdır.

Radyolojik görüntülemeler çoğunlukla normal sonuçlar verir.

Deri prik testi IgE aracılı ise yararlı olabilir ama tanısal değeri azdır. Hastalarda besin alerjisi yönünden değerlendirme yapılmalıdır.

Tedavi edilmediğinde nadiren kendiliğinden gerileme olabileceği gibi ağır bağırsaklardan emilim bozukluğu ve beslenme yetersizliği gelişebilir.

Klinik Bulgular:

Klinik belirtiler tutulan bölgeye ve tutulumun derecesine göre değişir. Yemek borusundan kalın bağırsaklara kadar tüm sindirim sistemi etkilenebilir. En sık tutulan yer ise mide ve ince bağırsaklardır.

Karın ağrısı, bulantı, kusma, erken doyma, ishal, kanama ve anemi, protein kaybettiren enteropati, büyümede duraklama, malabsorpsiyon (bebeklerde), yemeyi reddetme, karın şişkinliği, gaz, gecikmiş puberte, amenore gibi semptomlar görülür. Çocuklarda en sık kilo kaybı ve protein kaybettiren bağırsak bulguları ile kendini belli eder.

Bağırsak duvarının kalınlaşmasına bağlı olarak mide çıkışında ve ince bağırsaklarda tıkanıklıklar, karın ağrısı, delinmeler ve hareket bozuklukları ortaya çıkabilir. Karı zarı ve akciğer zarlarında sıvı birikmesi görülebilir.

Tanı:

Besin alerjisi olan hastalarda karın ağrısı, bulantı, kusma, erken doygunluk, ishal, kilo kaybı, kanda eozinofili ile beraber asit geliştiğinde şüphelenilmelidir. Endoskopik değerlendirme yapılarak sindirim sistemi incelenmeli hem patolojik hem de normal görülen alanlardan biyopsi alınmalıdır.

Radyolojik görüntülemeler çoğunlukla normal sonuçlar verir.

Deri prik testi IgE aracılı ise yararlı olabilir ama tanısal değeri azdır. Hastalarda besin alerjisi yönünden değerlendirme yapılmalıdır.

Tedavi edilmediğinde nadiren kendiliğinden gerileme olabileceği gibi ağır bağırsaklardan emilim bozukluğu ve beslenme yetersizliği gelişebilir.